KÜRESELLEŞEN DÜNYAMIZDAKİ ORTAK PAYDALAR

KÜRESELLEŞEN DÜNYAMIZDAKİ ORTAK PAYDALAR

 

Bu sitede yayınladığımız “Günümüz İnsanlığının Sorunları Gözümüzü Korkutmamalı” başlıklı makalemizde, benzer sorunların geçmiş dönemlerde de olduğunu kısa örneklerle vermiştik. Bu sebeple, moralimizi bozmamamız gerektiğini belirterek, küreselleşmeyi doğru değerlendirme gayretinde olmamız gerektiğini vurgulamıştık.

Günümüzdeki insanların günlük yaşantılarındaki anlayışlarına bakarsak, gerçekten de çok fazla ortak yönlerimizin olduğunu göreceğiz. Bunların bir kısmı güzel bir gelecek umudumuzu artırırken, bazıları umudumuzu azaltmaktadır. Bizim yapacağımız, sistemlerimizi, umudumuzu artıracak ortak anlayışlar üzerine kurmaya çalışmaktır. Üreteceğimiz düşünceler, insanları dürüstlüğe doğru meylettirecek sistemleri kurma yönünde olmalıdır.

Aşağıda, insanların anlayışlarındaki ortak paydalardan bazı örnekler vereceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi, okuyucularımız, bizim verdiğimiz örneklerden çok daha fazlasını düşüneceklerdir.

Öncelikle, insanlığın güzel geleceği için bizi umutlandıran ortak anlayışları irdeleyelim.

İnsanların ekonomiye bakışları aynı temele oturuyor. Liberal ekonomi düşüncesi etkili durumdadır. Bu fikir öylesine yaygın ki, küreselleşmeden daha az etkilenen bölgelerde bile benzer anlayış var. Hâlbuki eskiden böylesine ortak bir anlayış mevcut değildi.

İtibari paraya güven dünyanın her yerinde aynı. Bir devlet, kâğıt üzerine bir şeyler basıyor. Bu şu kadar değerdedir diye yazıyor. Oysaki kâğıdın üzerinde yazılana itibar edilmezse, hiçbir değeri yok. Ama kâğıdın üzerinde yazılana, dolar gibi paralarda, bütün dünya itibar ediyor. Hâlbuki eskiden böyle bir durum yoktu.

Personel maaşları için uygulanan ilke ve sistemler aynı. İşe ilk giren düz işçiye ödenen asgari ücret anlayışı aynı. Her ülkede asgari ücret tespit edilmemiş bile olsa, işe ilk giren ve benzer şartlarda çalışan düz işçilerin aldığı ücretler, ülke çapında birbirine çok yakın. Bu durum sadece, yoksulluk sınırının altındaki insanlarının oranı çok olan ülkelerin bazı bölgelerinde değişebiliyor.

Bütün dünyada devlet kurumlarından beklentiler aynı. Her ülkedeki insanlar devletlerinden, sosyal devlet anlayışında olmasını bekliyorlar.

Bütün dünyada barış ve savaş konusuna bakışlar birbirine benzemeye başladı. Hattâ, barış yanlıları, tarihte görülenin en üst seviyesinde. Savaş yanlıları da artık, klavye savaşçısı olma yolundalar.

Silahlı kuvvetlerin organizasyon modelleri, çalışma yöntemleri aynı. Hattâ asker toplama şekilleri aynı.

İnsan sağlığına bakışlar aynı. Artık hastalar, din insanlarına değil doktorlara götürülüyor. Sağlığa verilen değer ve uygulanan sağlıklı yaşam yöntemleri aynı. Maddi durumu uygun olanlar için, beslenme sırasında dikkat edilmesi gereken ayrıntılar konusundaki fikirler –bazen uzmanız diyenler birbirine zıt şeyler söyleseler de- genel anlamda aynı.

Hastanelerimizin yapısı da gerek poliklinikler gerekse yatan hasta bölümleri olarak aynı. Personelin görev bölümü birbirine çok benzer. Hattâ hastalara uygulanan tedavi yöntemleri –maddi imkânsızlıklar dışında- aynı.

Maddi durumun yeterli olduğu yerlerde, görsel basını izlemeye ayılan vakitler konusundaki oranlar birbirine çok yakın.

Devlet yönetiminde, sistem olarak demokrasi ile idare edilme isteği aynı. Bu talep, zengin veya fakir olmaya bakmıyor.

Eğitim kurumlarımızın yapısı aynı.

Eğitimden beklediklerimiz aynı. Öğrencilere anlatılan fen ve sosyal bilgiler birbirine çok benzer.

Kadınların önemine bakışımız aynı. Ama bu değerle ilgili olarak erkek yöneticilerin yöntemleri, halen bazı bölgelerde birbirinden faklı. Ancak, kadınların, kendi haklarına sahip çıkma isteği, hemen her yerde aynı.

Ülkelerdeki spor dalları birbirine çok yakın benzerlikte. İnsanların, spor dallarına gösterdiği ilgi bile, birbirine çok benziyor. Günümüzde, bütün dünyada en çok ilgi futbola, sonra basketbola gösteriliyor. Diğer sporların bazılarına gösterilen ilgi, bölgelere göre değişmekle birlikte, birbirlerine yine de benziyor.

Hukuktan beklentiler ve hukuk anlayışına bakışılar birbirine benziyor. Mahkeme çeşitleri, mahkeme açma usulleri, mahkemelerin işleyiş yöntemleri, üst mahkemeler anlayışı birbirine çok benziyor. Uluslararası hukuka saygı da genel anlamda aynı. Bazı ideolojik gurupların işlerine gelmeyen kararlar karşısındaki söylemleri bu gerçeği değiştirmez. Çünkü onlar da uluslararası hukuka ihtiyaç duydukları zamanlarda, aynı saygıyı göstermektedirler.

Ticari şirketlerin yapıları, ticari kurallar birbirine çok benziyor. Ülkelerin zenginlerinin bir kısmının ticari ortakları, sınırların dışından, hattâ okyanuslar aşırı ortaklıklar söz konusu.

Teknolojik gelişmelerden faydalanma arzusu aynı. Her insan TV seyredebilmek, buzdolabı gibi ev eşyalarını kullanabilmek istiyor. Her insan araba, uçak gibi ulaşım araçlarına binmek ve mümkün olduğunca araba sahibi olmak istiyor.

Tarım alanındaki uygulamalarımız aynı. Gübre kullanımımız, tohum ıslah çalışmalarımız, başka ülkelerin tohumlarından veya ürünlerinden faydalanmamız aynı. Hayvancılıkta da benzer anlayışa sahibiz.

Şimdi de, ıslah edilmesi gereken ortak paydalarımızla ilgili alanları ele alalım.

Para kazanma hırsı ve zenginlik hevesi, dünyada çok yaygın. Hâlbuki eskiden bazı bölgeler ve guruplardaki insanlarda, böyle bir anlayış daha az etkin idi.

Günümüz insanlarındaki bir başka ortak anlayış, üretimden ziyade, sanal ekonomik ortamda para kazanma çabasıdır. Eskiden katma değer üreten en önemli unsur, toprak idi. Dolayısıyla, üretimden kazanmayanlar, genel anlamda korsanlar ve eşkıyalar idi. Günümüzde ise sanal ekonomik ortamdan kazananlar, toplumun en saygı gören insanları durumundalar.

Tüketimlerimizi, ihtiyacımızı karşılayacak şekilde değil de, çevremizdekiler görsün diye yapma hususunda, küreselleşmenin etkili olduğu her bölgenin anlayışı aynı. Bu anlayış yaygınlaştıkça, yer küremizi ticari bir hapishaneye dönüştürmek üzeredir. Hâlbuki eskiden –en azından halkta- kanaatkârlık var idi.

Bankacılık sisteminin uygulamaları, bütün dünyada aynıdır. İnsanların, bankalarla çalışma mecburiyeti aynı şartlardan kaynaklanıyor. Ülkelerdeki enflasyon şartları, İslâmi Bankacılık uygulamalarını, liberal sistemin bankacılığıyla örtüşmeye zorluyor. Bankacılığın ıslahı için, enflasyonun ıslahı önemli ama yeterli değil.

Devletler olarak sahip olmak istediğimiz silâhlar aynı. Ülke içerisindeki üretimlerde, savunma sanayine verdiğimiz değer, birbirine yakın.  Bu durum insanlığın ortak bakışı ve davranışıyla, kolayca aşılabilir.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir