HELÂK EDİLMENİN SEBEPLERİ

ALLAH, HELÂK ETTİKLERİNE YETERİNCE HAK TANIMIŞTIR

 

Allah’a karşı hiçbir birliktelik galip gelemez. Birleşenler; ister en zengin kişiler, ister devletler, ister kâinattaki yaratılmış (bize bildirilen ve bildirilmeyen) bütün varlıklar olsunlar, hiç fark etmez. Çünkü hepsi, Yüce Yaradan tarafından yaratılmışlardır. Allah’ın onlara verdiği kadar bilgi ve güç sahibidirler. Asıl ilim O’nundur. Hüküm ve hikmet sahibi sadece Yüce Yaradan’dır.

İnsanları Allah’a karşı kışkırtan şeytan bile, bir yere kadar uğraşır. Sonrasında bırakır.

Enfal 48. Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.

Şeytan’ın bile korkudan geri çekildiği yerde, insan hangi cesaretle yanlışta ısrar eder? Hâlbuki insan, şeytandan daha zayıftır. Ayrıca şeytan gibi Allah’tan izin de almamıştır. O halde insanın, hatasını anlayarak Allah’tan korkup, süratle geri dönmesi şeytana göre daha münasiptir. Hele ki bu insanlar, olaylardan hiç haberleri olmayan masum insanların gelecekleri için de karar veriyorlarsa, kırk defa düşünmeden hareket etmemelidir.

Yüce Yaradan hatalarını anlayıp derhal düzeltenlere, yine merhametini göstereceğini şöyle açıklamaktadır;

Enfal 61. “Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

Ama halen akıllanmayarak, kendi küçük akıllarınca yeni hile yolları arayanları da uyarmaktadır. Çünkü Yüce Yaradan, her insanın fısıltılarını da, her devlet yönetiminin gizlisini de bilir.

A’raf 164. Hani onlardan bir topluluk demişti ki: “Siz, Allah’ın helâk edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?” Onlar da, “Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye” demişlerdi.

165. “Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.”

Demek ki, Yüce Yaradan her şeyi biliyor. Her şeye gücü yetiyor. Nasihatlerden anlamayanları helâk ederken, onları kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtarıyor. Dolayısıyla kavimleri toplu helâk ederken bile, dürüst ve masum insanlar zarar görmüyorlar.

Sonuçta hiçbir tehdit ve şantaj etkili olmuyor. Para vaadi ile kandırmaya çalışma da bir işe yaramıyor. Çünkü zulmedenler, zaten daha önceki davranışlarında insanları hep kandırdıklarından veya tehdit ettiklerinden herkesin nefretini kazanmışlardır. Şimdi onlara kanacak veya tehditlerine boyun eğecek kimseyi bulamamaktadırlar.

Zulmedenlerin, kendilerinin helâk olmalarını önlemeleri için, tek çareleri var. Derhal insanlardan özür dileyerek kendi içlerindeki zalimleri hep birlikte cezalandırdıktan sonra, barış istemek ve güzel davranışlarına devam ederek Yüce Yaradan’ın merhametine sığınmak.

Yapmazlarsa, Allah başlarına gelecekleri şöyle haber veriyor:

A’raf 96. “Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereketler(in kapılarını) açardık. Fakat onlar yalanladılar, biz de kendilerini işledikleri günahlarından dolayı yakalayıverdik.”

97. “Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?”

98. “Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

A’raf 4. “Nice memleketleri helâk ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken yahut gündüz istirahat hâlinde iken gelmişti”.

  1. Azabımız kendilerine geldiğinde, “(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk” demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

Allah’ım, insanların A’raf Suresi 5. ayette bahsettiğin bu duruma düşmemeleri için, onlara anlayış ihsan eyle.

Allah’ım, Senden ilmini bilmediğim şeyleri istemekten, yine Sana sığınırım.

Bu yazı Dini kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.