GÜÇLÜ OLMAK İÇİN HER YOL MUBAH ANLAYIŞI

SADECE ŞAHSİ MENFAATİ İÇİN GÜÇLÜ OLMAK İSTEYENLER SONUNDA, KENDİ KENDİSİNİN TANRISI VE DOLAYISIYLA KULU OLUR

 

(Not: Bu yazı Ağustos 2014’te yayınlanmıştı. Silindiğinden tekrar yayınlıyoruz)

Hayattaki başarının güçlü olmaktan geçtiğini düşünen insanlar, Nietzche’nin ‘güçlülük istenci’ dediği hırsa kapılırlar. Bunlardan bazıları halk nezdinde bir süre kahraman görünmeyi bile başarabilirler.

Böyle insanlar hırslarını perdelemek için çeşitli bahanelere sığınırlar. Haksız, adaletsiz ve insanları ezen davranışlarına kolayca kılıf bulurlar.

Kimi, zenginliği sayesinde her şeyi yapabileceğini zanneder. Kimi, karizmatik lider inancını yayar. “Karizmanın sonunun kendini bilmezlik” olduğunu bilmeyen halk bu söylentiye inanır. Kimi, milli menfaatleri öne sürer. Bu iddia son iki yüzyılın en gözde anlayışıdır. Kimi, halka zulmedenlere karşı mücadele ettiğini anlatır. Demokrasi anlayışının henüz içselleştirilmediği ülkelerde bu iddia çok geçerlidir.

İddiaları ne olursa olsun güçlü olmak hırsına kapılanların hepsinin amaçları aynıdır. Gayeleri güç sahibi olmaktır. Yukarıdaki iddiaların hepsini birden savunanların gayeleri ise, tek güç sahibi olmaktır. Toplum tarafından kahraman olarak tanınmak isterler.

Sadece kendi çıkarı için tek güç haline gelmek isteyenin hırsının önüne geçmek çok zordur. Kişi hırsını, haset ve kin duygularıyla besler. Yolunun üzerine çıkanları hiç acımadan ezmeye çalışır. Kendi gücünün yetmediği yerlerde ittifaklar kurar. Ama içten pazarlıklı olduğu için, bütün ittifaklarında dostum dediklerini aldatmaktan çekinmez.

Böyle davrananlardan bazıları sonuca ulaşır. Ama artık, kendi kendilerinin tanrıları olmuşlardır. Ancak hırslarının temeli haset ve kin olduğu için, kendi hırsları içerisinde boğulmaya başlarlar. Çünkü aynı zamanda kendi kendilerinin kulu olmuşlardır. Yani kin ve hasetlerinin kulu haline gelmişlerdir.

Tarihteki ünlü şahsiyetlerden Firavun, Karun, Nemrut, Neron, Napolyon, Hitler gibi insanlar bu kapsam içerisinde değerlendirilebilir.

Hâlbuki bütün şan ve şeref, tek Yaratıcı olan Allah’a aittir. Övgüye en layık olan Yüce Yaradan’dır. Gücün tek sahibi O dur.

Fetih Suresi 7: “Evet, o göklerin ve yerin bütün orduları Allah’ındır ve Allah azizdir ve hikmet sahibidir.”

Yeryüzünde güç sahibi olmak ancak Allah’ın izniyle olur. Güçlü olmayı, Allah’ın rızasını kazanmak uğrunda adaletle hükmetmek için arzu etmek gerekir. Şahsi çıkar için değil.

Yüce Yaradan güç için dilediğine izin verir, dilediğine vermez. Ama ilmi, ihlaslı bir şekilde isteyene verir. Düşünen insan için elbette bunda bir hikmet vardır.

Allah’ım, Seni daha iyi anlamak ve anlatmak için ilim ve hikmetimizi artır, Senin yolunda harcanmak üzere mülk ve saltanatımızı artır. Hak ve adaletten ayrılmadığımız sürece bizlere yardım et, bizleri muvaffak eyle. Bozguncuların işlerini düzeltme, hainlerin hilelerini başarıya ulaştırma.

Senin her şeye gücün yeter.

Bu yazı YAŞAM kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir