ÇOK YAŞATILMIŞ OLMAK

ÇOK YAŞATILMIŞ OLMAK İNSANI AZAPTAN UZAKLAŞTIRACAK DEĞİLDİR.

 

(Not: Bu makale Nisan 2014 tarihinde bu sitede yayınlanmıştı. Silindiğinden aynen yayınlıyoruz.) 

Bakara Suresi 96. ayet: “Elbette onları insanların hayata en harisi (düşkünü) – müşriklerden de haris – bulacaksın. Her biri arzu eder ki bin sene yaşatılmış olsun. Hâlbuki çok yaşatılmış olmak kendisini azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah onların neler yaptıklarını görüyor.”

Allah ayetlerini bazen, belli olaylar üzerine gönderiyor. Ama bilindiği gibi mesajlar evrenseldir.

Ayette yanlış yapan insanın ne kadar yaşatılırsa yaşatılsın, ahirete intikal ettiğinde cezasını mutlaka çekeceği belirtiliyor. Ancak başka bazı ayetlerde benzeri davranıştaki insanlar için genel anlamda şöyle deniliyor: (Örnek: Rad 34 ve Tevbe 74) “Onlar için bu dünyada da bir azap vardır. Ahiretteki azap ise, daha fenadır.”

Ayetlerin ruhuna bakıldığında Bakara 96. Ayeti şöyle algılamak yanlış olmaz: “…..Her biri arzu eder ki, makamlarında bin sene kalmış olsunlar. Hâlbuki çok bırakılmış olmak kendisini azaptan uzaklaştıracak değildir.” Yani hem bu dünyadaki hem de ahiretteki azaptan uzaklaştıracak değildir.

Koltuğa yapışanlar, ayrılırken mutlaka zarar görürler. Yaptıkları yanlışlar anlaşılmasın diyerek makamlarına tutunmaktan başka çaresi olmayanlar için ise, sonları daha felaket olur. Kendileriyle birlikte etraflarındakileri de batırırlar. Bu durumun örneklerini çevremizde her zaman görebiliriz. Tarih zaten böyle misallerle doludur.

Aslında zenginlik ve makamlar, insana hem bu dünya hem de ahiret için mutluluk fırsatıdır. Yusuf has Hacib 1069 da yazdığı “Kutadgu Bilig” yani “Mutluluk veren bilgiler” kitabında bu konuları işler.

Ahireti kazanmak için “bir lokma bir hırka” anlayışıyla yaşar, bol ibadet yapabilirsin. Ama böyle yaparak sadece ahireti kazanmaya çalışmış olursun der. Hâlbuki “bu dünyada; mal, mülk ve makam sahibi olup, bunları halka adaletli bir şekilde hizmet için kullanırsan, işte o iki dünya mutluluğudur” diyerek yol gösterir.

Başkalarını gönülden sevindirmek, insana mutluluk verir. Bu dünyada yaptığımız iyilikleri gören Allah da, hem bu dünyada hem de ahirette bizlere yardımcı olacağını Kutsal kitaplarında bizlere müjdeliyor.

O halde seçim bizim. Biz güzel işler yaparsak, Allah karşılığını iyilik olarak misliyle veriyor. Kötü işler yaparsak bize aynıyla geri döndürüyor.

Bu yazı KUR'AN ÜZERİNE kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir